Türkiye Ekonomisinin Son 10 Yılı: Faiz, Kur ve Enflasyon
- Yatırım Atlası

- 23 Ara 2025
- 3 dakikada okunur
Türkiye’nin son on yıllık ekonomik performansı, ekonomi literatüründe sıkça kullanılan “üçlü imkânsızlık (trilemma)” ve “beklenti yönetimi” kavramları üzerinden teknik olarak analiz edilebilir.
2015–2025 dönemi, para politikası tercihlerinin döviz kuru, enflasyon ve sermaye hareketleri üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koyan üç ayrı fazda incelenebilir.

1. Faz: 2015–2018
Düşük Volatilite, Biriken Kırılganlık
Bu dönemde döviz kuru ve enflasyon görece kontrollü seyretmiş, küresel likiditenin hâlâ destekleyici olduğu bir ortamda ekonomik görünüm istikrarlı algılanmıştır. Ancak yüzeydeki sakinliğe rağmen, yapısal sorunlar ve artan risk primi (CDS) dikkat çekmeye başlamıştır.
Teknik Görünüm
Politika faizleri, enflasyonun hemen altında veya paralelinde seyretmiştir.
Bu durum negatif reel faiz riskini sürekli canlı tutmuştur.
Sonuç
2018 ortasında yaşanan kur şoku, birikmiş kırılganlıkların ani şekilde açığa çıkmasına neden olmuştur.USD/TRY’nin kısa sürede sert yükselişi, para politikasında ani ve güçlü bir sıkılaşmayı beraberinde getirmiş; politika faizi %24 seviyesine çıkarılmıştır.

Lacivert çizgi (TÜFE): Yıllık enflasyon oranını göstermektedir. 2015–2017 döneminde enflasyon görece dalgalı ancak yönetilebilir seviyelerde seyrederken, 2018 yılında belirgin bir sıçrama yaşandığı görülmektedir. Bu kırılma, fiyat istikrarının bozulmaya başladığı döneme işaret etmektedir.
Kırmızı kesikli çizgi (TCMB Politika Faizi): TBMM’nın politika faizini temsil etmektedir. 2015–2017 döneminde faiz oranları enflasyonu sınırlı ölçüde dengelemeye çalışsa da, 2018’de enflasyondaki hızlı yükselişe gecikmeli ve sert bir faiz artışıyla yanıt verilmiştir.
Yeşil çizgi (USD/TRY): Yıl sonu döviz kuru seviyesini göstermektedir. 2015–2017 arasında kademeli bir yükseliş izlenirken, 2018 yılında kurda keskin bir yukarı yönlü kırılma yaşanmıştır. Bu kırılma, finansal koşulların sıkılaştığı ve beklentilerin bozulduğu dönemi yansıtmaktadır.
Sol eksen (%): Enflasyon ve politika faizi oranlarını göstermektedir.
Sağ eksen (USD/TRY): Döviz kurunu göstermektedir.Bu iki eksen ayrı ölçekler üzerinden okunmalı, seviyeler doğrudan birbirleriyle karşılaştırılmamalıdır.
2. Faz: 2021–2023
Negatif Reel Faiz ve Enflasyonist Kopuş
Bu dönem, Türkiye ekonomisinde geleneksel para politikası çerçevesinin en fazla zorlandığı ve grafiklerdeki en keskin kırılmanın yaşandığı evredir.
Makasın Açılması
Enflasyon %20 seviyelerinden %80’lere tırmanırken
Politika faizi %19’dan %8,5’e düşürülmüştür
Bu tablo, ekonomi tarihinde nadir görülen derin negatif reel faiz ortamını yaratmıştır.
Kur – Enflasyon Sarmalı
Faiz kanalının işlevsizleşmesiyle birlikte:
Hanehalkı ve yatırımcılar TL’den uzaklaşmış
Döviz, konut ve diğer fiziksel varlıklara yönelim artmıştır
Bu süreçte:
Talep çekişli enflasyon
Maliyet itişli enflasyon
aynı anda devreye girmiş ve fiyatlar dikey bir yükseliş göstermiştir.
USD/TRY Etkisi
Kur, bu dönemde hem enflasyonun nedeni hem de sonucu haline gelmiştir. Kur geçişkenliği (pass-through) katsayısı tarihi zirvelere yaklaşmıştır.

3. Faz: 2024–2025
Dezenflasyon ve Normalleşme Arayışı
2023 seçimleri sonrasında başlayan bu dönem, para politikasında yön değişimini temsil etmektedir. Amaç, yeniden pozitif reel faiz ortamı oluşturarak beklentileri çıpalamaktır.

Parasal Sıkılaşma
Politika faizi kademeli olarak %50 seviyesine çıkarılmıştır
Likidite sıkılaştırılarak iç talebin soğutulması hedeflenmiştir
Dezenflasyon Süreci
2024’ün ikinci yarısından itibaren enflasyondaki gerileme:
Talep daralması
Baz etkisi
Kontrollü kur rejimi
ile birlikte okunmalıdır.
Teknik Riskler
Faizlerin uzun süre yüksek kalması, reel sektör ve istihdam üzerinde baskı yaratabilir
Erken faiz indirimleri ise enflasyon beklentilerini yeniden bozma riski taşır
Bu denge, 2025 projeksiyonlarının en kritik noktasıdır.
Teknik Korelasyon Özeti
Değişken İlişkisi | Teknik Etki |
Faiz < Enflasyon | TL’den kaçış, dolarizasyon ve varlık balonları |
Faiz > Enflasyon | Carry trade girişi, kurda stabilizasyon, talep soğuması |
Kur Geçişkenliği | Kurdaki %10 artış → 3–6 ay içinde enflasyona %2–3 katkı |
Sonuç: Türkiye Ekonomisinde Sert Bir Rejim Değişimi
Son on yılın grafikleri net bir tablo sunuyor:Türkiye ekonomisi, “düşük faiz – yüksek kur” deneyiminden, “yüksek faiz – dezenflasyon” modeline keskin bir geçiş yapmıştır.
2026’ya yönelik temel soru şudur:
Enflasyon kalıcı olarak düşürülürken, faizler kontrollü biçimde aşağı çekilebilecek mi ve bu süreçte kur–beklenti dengesi korunabilecek mi?
Bu sorunun yanıtı;
para politikasında tutarlılık,
beklenti yönetiminde güven,
ve küresel finansal koşulların (ABD faizleri, carry trade iştahı) seyrine doğrudan bağlıdır.
Yatırım Atlası olarak bu süreci manşetlerden değil, veriler, korelasyonlar ve grafikler üzerinden okumaya devam edeceğiz.








Yorumlar