top of page

Türkiye Ekonomisinin Son 10 Yılı: Faiz, Kur ve Enflasyon

Türkiye’nin son on yıllık ekonomik performansı, ekonomi literatüründe sıkça kullanılan “üçlü imkânsızlık (trilemma)” ve “beklenti yönetimi” kavramları üzerinden teknik olarak analiz edilebilir.

2015–2025 dönemi, para politikası tercihlerinin döviz kuru, enflasyon ve sermaye hareketleri üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koyan üç ayrı fazda incelenebilir.


Süleymaniye Camii ve tarihi yarımada
Asırlardır aynı silüetin altında değişen hayatlar, değişmeyen İstanbul.


1. Faz: 2015–2018


Düşük Volatilite, Biriken Kırılganlık

Bu dönemde döviz kuru ve enflasyon görece kontrollü seyretmiş, küresel likiditenin hâlâ destekleyici olduğu bir ortamda ekonomik görünüm istikrarlı algılanmıştır. Ancak yüzeydeki sakinliğe rağmen, yapısal sorunlar ve artan risk primi (CDS) dikkat çekmeye başlamıştır.


Teknik Görünüm

  • Politika faizleri, enflasyonun hemen altında veya paralelinde seyretmiştir.

  • Bu durum negatif reel faiz riskini sürekli canlı tutmuştur.

Sonuç

2018 ortasında yaşanan kur şoku, birikmiş kırılganlıkların ani şekilde açığa çıkmasına neden olmuştur.USD/TRY’nin kısa sürede sert yükselişi, para politikasında ani ve güçlü bir sıkılaşmayı beraberinde getirmiş; politika faizi %24 seviyesine çıkarılmıştır.


2015 Dolar kuru
 🔍 Grafik Nasıl Okunmalı?

Lacivert çizgi (TÜFE): Yıllık enflasyon oranını göstermektedir. 2015–2017 döneminde enflasyon görece dalgalı ancak yönetilebilir seviyelerde seyrederken, 2018 yılında belirgin bir sıçrama yaşandığı görülmektedir. Bu kırılma, fiyat istikrarının bozulmaya başladığı döneme işaret etmektedir.

Kırmızı kesikli çizgi (TCMB Politika Faizi): TBMM’nın politika faizini temsil etmektedir. 2015–2017 döneminde faiz oranları enflasyonu sınırlı ölçüde dengelemeye çalışsa da, 2018’de enflasyondaki hızlı yükselişe gecikmeli ve sert bir faiz artışıyla yanıt verilmiştir.

Yeşil çizgi (USD/TRY): Yıl sonu döviz kuru seviyesini göstermektedir. 2015–2017 arasında kademeli bir yükseliş izlenirken, 2018 yılında kurda keskin bir yukarı yönlü kırılma yaşanmıştır. Bu kırılma, finansal koşulların sıkılaştığı ve beklentilerin bozulduğu dönemi yansıtmaktadır.

Sol eksen (%): Enflasyon ve politika faizi oranlarını göstermektedir.

Sağ eksen (USD/TRY): Döviz kurunu göstermektedir.Bu iki eksen ayrı ölçekler üzerinden okunmalı, seviyeler doğrudan birbirleriyle karşılaştırılmamalıdır.


2. Faz: 2021–2023


Negatif Reel Faiz ve Enflasyonist Kopuş

Bu dönem, Türkiye ekonomisinde geleneksel para politikası çerçevesinin en fazla zorlandığı ve grafiklerdeki en keskin kırılmanın yaşandığı evredir.


Makasın Açılması

  • Enflasyon %20 seviyelerinden %80’lere tırmanırken

  • Politika faizi %19’dan %8,5’e düşürülmüştür

Bu tablo, ekonomi tarihinde nadir görülen derin negatif reel faiz ortamını yaratmıştır.


Kur – Enflasyon Sarmalı

Faiz kanalının işlevsizleşmesiyle birlikte:

  • Hanehalkı ve yatırımcılar TL’den uzaklaşmış

  • Döviz, konut ve diğer fiziksel varlıklara yönelim artmıştır

Bu süreçte:

  • Talep çekişli enflasyon

  • Maliyet itişli enflasyon

aynı anda devreye girmiş ve fiyatlar dikey bir yükseliş göstermiştir.


USD/TRY Etkisi

Kur, bu dönemde hem enflasyonun nedeni hem de sonucu haline gelmiştir. Kur geçişkenliği (pass-through) katsayısı tarihi zirvelere yaklaşmıştır.


2021 dolar kuru
2021–2023 Enflasyon – Politika Faizi – USD/TRY Grafiği

3. Faz: 2024–2025


Dezenflasyon ve Normalleşme Arayışı

2023 seçimleri sonrasında başlayan bu dönem, para politikasında yön değişimini temsil etmektedir. Amaç, yeniden pozitif reel faiz ortamı oluşturarak beklentileri çıpalamaktır.


2026 dolar kuru
Finansal istikrar ve dezenflasyon odaklı bir normalleşme denemesine geçiş

Parasal Sıkılaşma

  • Politika faizi kademeli olarak %50 seviyesine çıkarılmıştır

  • Likidite sıkılaştırılarak iç talebin soğutulması hedeflenmiştir


Dezenflasyon Süreci

2024’ün ikinci yarısından itibaren enflasyondaki gerileme:

  • Talep daralması

  • Baz etkisi

  • Kontrollü kur rejimi

ile birlikte okunmalıdır.


Teknik Riskler

  • Faizlerin uzun süre yüksek kalması, reel sektör ve istihdam üzerinde baskı yaratabilir

  • Erken faiz indirimleri ise enflasyon beklentilerini yeniden bozma riski taşır

Bu denge, 2025 projeksiyonlarının en kritik noktasıdır.



Teknik Korelasyon Özeti

Değişken İlişkisi

Teknik Etki

Faiz < Enflasyon

TL’den kaçış, dolarizasyon ve varlık balonları

Faiz > Enflasyon

Carry trade girişi, kurda stabilizasyon, talep soğuması

Kur Geçişkenliği

Kurdaki %10 artış → 3–6 ay içinde enflasyona %2–3 katkı


Sonuç: Türkiye Ekonomisinde Sert Bir Rejim Değişimi

Son on yılın grafikleri net bir tablo sunuyor:Türkiye ekonomisi, “düşük faiz – yüksek kur” deneyiminden, “yüksek faiz – dezenflasyon” modeline keskin bir geçiş yapmıştır.


2026’ya yönelik temel soru şudur:

Enflasyon kalıcı olarak düşürülürken, faizler kontrollü biçimde aşağı çekilebilecek mi ve bu süreçte kur–beklenti dengesi korunabilecek mi?

Bu sorunun yanıtı;

  • para politikasında tutarlılık,

  • beklenti yönetiminde güven,

  • ve küresel finansal koşulların (ABD faizleri, carry trade iştahı) seyrine doğrudan bağlıdır.


Yatırım Atlası olarak bu süreci manşetlerden değil, veriler, korelasyonlar ve grafikler üzerinden okumaya devam edeceğiz.

Yorumlar


bottom of page